Boşanmak ?
Uzun bir aradan sonra yazmak istedim. Sayfalarca yazmak istedim ama muhtemelen kısacık yazabilirim görece.
Yaklaşık 1 haftadır “boşanmak nedir?” diye düşünüyorum. Çok insan boşanıyor, ancak kimler gerçekten hakkını verebiliyor kendisi açısından diye düşündüm. Hakkını vermek ile kastettiğim, işin doğası gereği ortaya çıkan acının ya da belki de öfkenin içinde boğuluyor musun yoksa o acının / öfkenin içinden geçerek çiçek mi açıyorsun?
“Kimler boşanabilir?” Bu konu üzerinde karşılıklı konuşmalar yapsak diyorum. Aslında burada “boşanmak” metafor gibi de bir taraftan.
Temel soru şu: “Kimler bulunmak istemedikleri yerden, kendi istekleri ile çekip gidebilmeyi göze alırlar?”
Biz yine de boşanmak konusundan devam edelim:)
Düşündüm de, hani bazen diyoruz ya bu aklımla şu yaşımda olsaydım. Ya da bu aklımla yeniden dünyaya gelsem, ah ahh:) İşte buralar benim de düşünüp, konuşmak istediklerim.
Bu dünyaya bu aklıyla tekrar tekrar doğmak niyetinde olanlardan, ölüm gibi bir şeyi de göze alabilenlerin kalkışacağı bir eylem bence “boşanmak”.
Ölüm gibi bir şey, çünkü ilişki ne kadar kötü olursa olsun, alttan alttan yapılanmış bağlar var. Ve ilişkinin o kötü giden yanlarının verdiği cesaret ile o alttan alttan yapılanmış bağların verdiği acı büyük bir çarpışma yaşıyor. İşte o çarpışmada ölüm gibi bir şeyler oluyor. O çarpışmanın ne kadar süreceği, kişinin meta düşünsel becerisine bağlı olarak değişiyor bence. İşte o süreci atlattıktan sonra yeniden bir doğuş başlıyor. onca yıl km’lerce yol gitmişsin de, zaman makinesi seni tekrar geriye fırlatmış da “hadi bakalım, yeniden başla” dercesine.
O fırlatıldığın yerde bir süre hareketsiz öylece kalıp, geride bıraktığın kimliğinle vedalaşırken, aniden bir vakit geliyor ve yeni kimliğin için kolları sıvamaya başlıyorsun. Belki de o esnada içindeki yas hafiflemeye başlıyordur, kim bilir…
Yani, bitti dediğin yerden, yeniden doğuş sinyalleri gelmeye başlıyor. Bazen her şey çok kolay ilerlerken, bazen de betonda açan çiçek kadar şaşırtıcı, ve belki de zorlayıcı süreçler yaşıyorsun.
Şimdi soru şu:
O betonda çiçek açtıktan sonra geriye dönmenin senin için anlamı ne olurdu?
Hülya



